30.11.2009

Zeytinyağlı Yaprak Sarmayla Baklavanın Aşkı




Sevgili okuyucu bugün sana bugünlerde hayat nasıl gidiyor ondan bahsedicem.
Bayramın ilk günü 12 saat çalıştım malum,an geldi "Bu mu lan hayat?" dedim (ki o gelen an, yanımdaki arkadaşın "Dün annemle zeytinyağlı yaprak sarma yaptık" dediği andı) :)
Bayramda ünlü ziyaretçilerimiz vardı.(Tuba Büyüküstün,Murat Parasayar,Ayça Mutlugil,Necmi Yapıcı vs.)
Tam mağazayı kapatırken bi müşterinin gelip "Cüzdanımı düşürdüm sizin mağazada, girip arayacağım" şeklindeki ısrarı zaten hepimizin çıldırmasına yetti de arttı bile...Ama hayatın ne kadar güzel olduğunu eve geldiğimde mutfakta zeytinyağlı yaprak sarmasını görünce anladım :)
Son 1 aydır çok temiz kalpliyim Allah sonumu hayır etsin gidicimiyim ne?
Bayramın ikinci günü izinliydim ama kendi kendime izin vermedim.Çalıştım şu yazımda Kadıköy'e gidip bir sürü şey aldığımı söylemiştim ama neler olduğunu söylememiştim.İşte yine o şeylerle ilgili çalıştım ve çok ciciş şeyler yaptım :)  Az kaldı öğreniceksiniz. :))

Bugün ise yine 12 saat iş vardı.Ve ben bu 12 saat içinde şuna karar verdim:İnsanların şuursuzca gezmelerinden nefret ediyorum okuyucu.N.Kitabevine girip D&R kartı uzatan kadınlarımızın yüzüne tüküresim geliyo...
Be kadın giyinmiş süslenmiş atmışsın kendini sokağa.Afedersin ama sokak köpeği gibi geziyosun ve o denli şuursuzca geziyosun ki (belli) hangi mağazaya girdiğinin bile farkında değilsin.
Çünkü aklın sadece sokaklarda fink atmakta ve ota b*ka para harcayıp sonrada son günlerde en popüler kafe hangisiyse ona kendini atıp kahve zıkkımlanmakta...Şimdi "Sen nasıl böyle konuşursun,biz de böyle yapıyoruz!!!" diye çemkirenler olabilir baştan söyliim hiç sallamam.Zira elbetteki bizimde gezdiğimiz,alış veriş yaptığmız ve kahve zıkkımlandığımız günler var.Ama hangi mağazaya girdiğimizin farkındayız çok şükür...

Onun dışında 40 kişilik bir yerde çalışınca (gerçi dersane de öyleydi ama geneli uyumlu insanlardı) kendimin ne kadar uyumlu bir insan olduğumu bir kez daha anladım.Yay burcu olmayı seviyorum :) Cidden anlaşamayacağımız insan yok bizim...Bu arada dersane demişken bugün şansa 2 hocayı gördüm.Üstelik ayrı ayrı...

Aşkam eve geldiğimde ise hayatın ne kadar güzel olduğunu bir kez daha gösteren bir argüman vardı elimde.Misss gibi el yapımı cevizli baklava :) Halam yapmış yollamış,üstelik elinde sinir sıkışması olmasına rağmen ve doktorun bu elinle bişey yapma demesine rağmen...
Bu bayram annaneme gidemedim, halama gidemedim onların mis gibi yiyecekleri bana geldi ama :)

Veee son olarak EN EN ENNNNN GÜZEL HABERE GELDİ SIRAAAAA!

Rima'nın doğum gününde
izinliyimmmmmmmmm!!!
Sevinen parmak kaldırsın :)

Not:Bloğumdaki kıza benzemişim resimde şimdi fark ettim

27.11.2009

Bir Bayram Akşamı Rastladım Size


 Sevgili blog arkadaşlarım,
eminim çoğunuz bayram kutlaması yazısı yazmışsınızdır.
İnanın hiç birinizi okuyamıyorum çünkü hiç vaktim yok.
Hepinize tek tek yorum bırakarak bayramınızı kutlamak isterdim ama o kadar yorgunum ki öyle bişey yapmam imkansız...
İş iş diye uğraştım al işte bana iş :)
Bayramın ilk günü dahi  => ( Sabah 11 / Akşam 10 ) çalıştık.
Yatıp mışıl mışıl uyumak üzere huzurlarınızdan ayrılırken ,
Hepinizin 
Bayramını 
En İçten 
Dileklerimle 
Kutluyorum 
!!!

24.11.2009

Cimri-Şişman-Bencil-Pisliğkhh


Zaten ilk görüşte gözüm tutmamıştı O'nu.Eminim ki O'nun da beni...
Belki de O'nun ah-ı tuttu...O yolladı casusunu!Yada böyle olması gerekiyodu oldu...
Moralimi bozmalı mıyım?Yoksa bozmamalı mıyım?Kabul edilebilir bişey mi acaba bu?
Belki de A'nın dediği gibi düşünmeliyim "Bişey olmaz" diyip geçiştirmeliyim.
Ama yok yok O'na karşı rezil oldum bi kere.Ne kadar hoşuna gitmiştir kim bilir?Belki de yarın bi şekilde taşlayacak beni...Ne diyeceğim peki?Aman yaa neyse ne...Herşeyin bi çözümü vardır elbet ve herkesin basiretinin bağlandığı anlar...
Neyse ya blog yarın ola hayrola.Bu da nazalığımız olsun.Allah tekrarından korusun!

21.11.2009

Kartal Sisli Havayı Sever



 
BEŞİKTAŞ : 3
FENERBAHÇE : 0

20.11.2009

Yılbaşı Hediyeni Biliyorum :)



Ebru = Züzü benim hediyemin siparişini vermiş :)
Ceyda = Hımm biliyorum
Ebru = Biliyo musun?Nerden biliyosun beee.Sen Züzü'yü tanımıyosun ki.
Ceyda = Niye tanımiim?Tanışmak illa yüz yüze mi olur?
Ebru = Ne siparişi vermiş söyleseneeee :)
Ceyda = Söylemeeeem.Niye söyliim.Sen bana Nihanınkini söyledin mi ki?
Ebru = İyi de sen ısrar etmedin ki!
Ceyda = Eee o da doğru :P :)
Ebru = Sen söyle ben de söyliim o zaman :)
Ceyda = Söylemeyelim bee büyüsü kaçmasın olayın :))
Ebru = Tamam o zaman evet söylemeyelim :))


Aynen bu diyalog geçti demin aramızda :))

18.11.2009

Yeni Bir İş (Ama Nokta Kom'u Yok)

İşimi sevdim blog.
Çevresel faktörler beni ilgilendirmeden çalışıyorum...
İş görüşmesinden başlayarak o kadar çok uyarı aldım ki "İş arkadaşlıkları" konusunda daha baştan öğrendim "Günaydın/Günaydın , İyi akşamlar/İyi akşamlar"ı.Ötesi beri yok olmasın da.İnsanlar kavun değil ki koklayasın yada bi ölçüsü yok ki alıp eline mezurayı,metreyi ölçesin...Amaan neyse işte karamsar bi yazı sanıcaksınız yine,öyle değil aslında :)
Ben işimi sevdim.2 gündür iyi gidiyo.Daha da iyi gider inşallah :)

Esas meseleye gelelim şimdi, 2 ay önce ablamın yazdığı bi Kurabiyeci Dede yazısı vardı.İşte o dede dün cart diye girdi mağazaya aldı başını aşağı doğru gitti.Ben "yazık yaa bu dedeye" dedim yanımdakine ama işin aslı öyle değilmiş.O dede meğerse zenginmiş, eski bi bankacıymış bi kaç senedir de bizim mağzada yermiş öğle yemeklerini,öyle istenmiş öyle olmuş...Eee kiminin parası kiminin duası işte...

17.11.2009

TuhaF




Tuhaf, çok tuhaf
En yakınken en uzak,
Senin bir sevgilin var,
Muhtemel benim de olacak,

Gizli bölmelere
Saklamış gibiyiz,
Bütün yaşananlar,
Biter mi.. bitince aşk ?..

Olur da yolun düşerse
Bir kahveye uğra derim,
Ya da beş çayına.
Bir yudum sohbete beklerim...

Çok ayıp mı olur ?
Yakışık almaz mı davetim?
Bu kadar zor mu her şey ?
Canımın içi seni çok özledim..

Ben de uzun bir yola gittin farzederim
Kandırırım kendimi ne yapayım..
Bütün hatıralarıma da saygılar arzederim
Ama unutur muyum asla, niye unutayım?